Birleşik Krallık Pazar Bilgileri

Giriş
Güncellenme
Birleşik Krallık Pazar Bilgileri
Digi-Mas

Birleşik Krallık Pazar Bilgileri

 

  1. Dış Ticaret Politikası ve Uygulamaları 

 

Birleşik Krallık 31.12.2020 tarihinde kesin olarak Avrupa Birliğinden ayrılmış ve sonraki dönem için Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği arasında 24.12.2020 tarihinde serbest ticaret anlaşması imzalanmıştır. Yeni anlaşma, ikili ticarette sıfır gümrük tarifesi öngörmektedir. 

 

Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılmasıyla, Türkiye ile Birleşik Krallık arasında 29.12.2020 tarihinde serbest ticaret anlaşması imzalanmıştır. Yeni anlaşma ile Gümrük Birliği’nin getirmiş olduğu kazanımlar korunmuş, sanayi ürünlerinde gümrük vergileri sıfırlanmıştır. Hizmet, yatırım, tarım ve işlenmiş tarım ürünlerinde yeni ticari ilişkiler geliştirilmesi konusunda mutabakat sağlanmıştır. 

 

İthalat Rejimi 

 

Üçüncü ülkelerden (AB üyesi olmayan ülkelerden) mal ithalatı serbest ticaret rejimi altında gerçekleştirilmektedir. Bu genel kurala istisna olan durumlar da bulunmaktadır. Gözetim, sertifika veya izin gerektiren bazı malların ithalatı, ek belgeler veya izinler gerektirebilmektedir. 

 

1) Gözetim Rejimi: Çelik ve Alüminyum gibi bazı malların ithalatı zaman zaman, ithalat öncesi gözetim rejimine tabidir. Çelik ve alüminyum ürünlerine uygulanan gözetim şartının 15 Mayıs 2020 tarihi itibariyle sona erdiği açıklanmıştır.1 

 

2) Sertifika Rejimi: Bazı tarım ürünlerinin ithalatı için AGRIM isimli ithalat sertifikası gereklidir. Bu belgeler, temel dış ticaret operasyonlarının önceki istatistiksel kontrolünü yapmak, ithalat tarife kotalarını yönetmek ve olası koruma önlemleri için bilgi sağlamak gibi birçok farklı amaçla düzenlenmektedir.

 

3) İthalat Yetkilendirmesi: Ana başlıklarıyla aşağıda yer alan malların ithalatı için lisans almak gerekmektedir: 

 

  • Hayvanlar, Bitkiler ve Tarım Ürünleri 
  • Ağaç ve Ağaç Ürünleri
  • İlaç ve İnsanlara Uygulanacak Doku ve Hücreler 
  • Kimyasallar ve Atıklar 
  • Silahlar 

 

İhracat Rejimi 

İthalatta olduğu gibi üçüncü ülkelere (AB üyesi olmayan ülkeler) mal ihracatı serbest ticaret rejimi çerçevesinde yapılmaktadır. Diğer taraftan, bazı spesifik ürünlerin ihracatı için, ihracı kısıtlanmış ürünlerin veya bazı hizmetlerin yurdışına satışı için ihracat lisansına başvurulması gerekmektedir. Bunlar: 

 

  • Hayvanlar ve Hayvansal Ürünler 
  • Bitkiler ve Tarım Ürünleri 
  • Tıbbi Cihazlar ve Tarım Makinaları 
  • Elmaslar ve Sanat Eserleri 
  • Kimyasallar, İlaçlar ve Atıklar 
  • Ozon Tüketen Maddeler ve F Gazları 
  • Radyoakti Maddeler 
  • Ateşli Silahlar ve Cephaneleri 
  • Askeri Malzeme, Hizmet ve Teknolojileri 
  • Yaptırıma Konu Ürünler

 

Gümrük Vergileri 

Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan anlaşma ile gümrük birliği kuralları aynı şekilde devam etmektedir. Buna göre anlaşmada yer alan ürünler için gümrük vergisi veya herhangi bir limit kısıtlaması bulunmamaktadır. 

 

Türkiye-AB Gümrük Birliği Anlaşması çerçevesinde yürüyen ikili ticaret bilahare Birleşik Krallık’ın AB’den çıkması sonucunda tesis edilen Birleşik Krallık-Türkiye Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında gerçekleşmektedir. Buna göre, menşe beyanı ile Birleşik 5/27 Krallık’a ihraç edilen sanayi ürünleri gümrük vergisinden muaftır. Çoğu tarım ürünlerinde ise, aynı anlaşma gereği tercihli (indirimli) gümrük vergisi oranları uygulanmaktadır. 

 

İç Vergiler 

Birleşik Krallık ile iş yapacak iş adamlarımızın bilmesi gereken önemli konulardan biri ülke içerisinde uygulanan vergilerdir. Temel olarak ülkede uygulanan vergiler üç ana başlık altında incelenebilir:

 

  • Katma Değer Vergisi: Ülkede uygulanmakta olan standart katma değer vergisi (KDV) oranı %20’dir. Pek çok gıda ürünü, çoğu toplu taşıma araçlarında, 14 yaşına kadar olan çocuk kıyafetlerinde ve ihracat ürünlerinde KDV uygulanmazken bazı enerji ve yakıt ürünlerine % 5 oranında KDV uygulanmaktadır. Diğer taraftan, sigortacılık, eğitim, finans ve sağlık hizmetleri KDV’den muaftır. Ülkede petrol, tütün ve alkol ürünlerine uygulanmakta olan özel tüketim vergisi oranları Avrupa’nın en yüksek oranlarıdır. 

 

  • Gelir Vergisi: Birleşik Krallık’ta uygulanan gelir vergisi oranları üç dilim üzerinden hesaplanmaktadır. Buna göre, 12.570 Sterlin’e kadar olan gelirler vergiden muaf iken; 12.571-50.270 Sterlin arası % 20, 50.271 – 150.000 Sterlin arası %40 ve 150.000 Sterlin ve üzeri için % 45 gelir vergisi alınmaktadır. 

 

  • Kurumlar Vergisi: Son olarak, kurumlar vergisi oranı 2007’den bu yana aşamalı olarak %30 seviyesinden aşağı çekilmiştir. Kurumlar vergisi oranı son olarak 2018 yılı Nisan ayında %20’den %19’a düşürülmüş ve sonraki yıllarda bu oran devam ettirilmiştir. Diğer taraftan, 2023 yılından itibaren, karı 50.000 Sterlin’in üzerinde olan firmalar için bu oranın %25 olarak uygulanmasına karar verilmiştir. Kurumlar vergisi şirketin karı üzerinden hesaplanmaktadır. 

Ürün Standartları ile İlgili Uygulamalar  

Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılmasını takiben 31.12.2020 tarihinden sonra işletmelerin Birleşik Krallık ürün standardına uygunluk belgesi almak için “belirlenen standartlar“ı (designated standards)” esas alması gerekmektedir. Belirlenen standartlara göre işletmelerin karşılaması gereken temel yasal zorunluluklar AB’den farklı değildir. 

 

Birleşik Krallık’ta sağlık, güvenlik amaçlı denetim uygulamalarında bazı özel durumlar hariç, pazara girişi baştan engelleyen veya güçleştiren katı uygulamalar yerine, genellikle beyan esasına dayalı, nihai sorumluluğu ithalatçıya veya dağıtıcıya bırakan esnek bir yaklaşım benimsenmiştir. 

 

Ambalaj, Paketleme ve Etiketleme – Teknik Engeller

Birleşik Krallık‘ta tarifeler, gümrük denetimi, sağlık kontrolleri, miktar ve değer kontrolleri, lisans-standart ve etiket uygulamaları vb. konular bakımından AB ülkelerindeki uygulamadan farklı ve özel olarak dikkati çeken, ithal edilen ürünlerin pazara girişine engel oluşturan bir uygulama bulunmamaktadır. Söz konusu uygulamalara ilişkin aşağıdaki adreslerden detaylı bilgiye ulaşmak mümkündür.

 

  1. Pazarın Özellikleri  

 

Fikri, Sınai Mülkiyet Hakları 

 

Birleşik Krallık’ta fikri ve sınai mülkiyet hakları ile ilgili konular “Copyright, Designs and Patents Act 1988” ve “Copyright and Related Rights Regulations 2003 (SI 2003/2498) ”, “Patents Act 1977” ve “Trade Marks Act 1994 (Registered Trade Marks)” mevzuatı ile düzenlenmiştir. 2004 yılında çıkartılan Patent Yasası ile 2000 tarihli “Avrupa Patent Anlaşması (European Patent Convention)” arasında uyum sağlanmıştır. 

 

Birleşik Krallık’ta patent başvurusu yapabilmek için buluşun yeni olması, yeni bir aşama içermesi, sınai ve ticari açıdan uygun olması gerekmektedir. Birleşik Krallık’ta geçerli bir patente sahip olabilmek için başvuru sahibinin bir patent tarifnamesi hazırlaması ve Birleşik Krallık Fikri Mülkiyet Kurumu’na (www.ipo.gov.uk) başvurması gerekmektedir. Patentin diğer Avrupa ülkelerinde de geçerli olması için Avrupa Patent Ofisine veya tüm dünyayı kapsaması için ise Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı’na başvurulması gerekmektedir. 

 

Dağıtım Kanalları  

 

Birleşik Kralllık’ta firmalarının tamamına kendilerinin sahip olduğu şubelerden, bağımsız ticaret firmalarına kadar her türlü dağıtım kanalı mevcuttur. Dağıtım kanalının seçimi satılacak olan ürünün özelliklerine göre değişmektedir. Diğer taraftan e-ticaret son yıllarda çok yaygınlaşmıştır ve e-ticaretin payı her geçen gün artmaktadır. 

 

Distribütörlerin kullanımı acentelere göre daha yaygındır. Bazen firmalar farklı bölgelerde farklı distribütörler ile çalışmayı tercih edebilmektedir. Acente, distribütör ve ana firma arasındaki yasal ilişkiler çoğunlukla AB yasalarına benzer şekilde düzenlenmiştir. 

 

Firmalarımızın dağıtım kanalını seçerken satış sonrası destek, müşterilerinin coğrafi konumları, kanal üzerinde istedikleri kontrol oranı, finansal ve tanıtım desteği gibi konuları göz önünde bulundurmaları faydalı olacaktır. 

 

Birleşik Kralllık’ta ürünün menşei, ağırlığı, boyutları, kimyasal bileşenleri ve tehlike içerdiği muhtemel durumlar hakkında bilginin perakende satışa sunulan ürünlerde yer alması gerekmektedir. Eğer ürün etiketlenemiyor ise o zaman söz konusu bilginin ambalaj ve/veya kullanma kılavuzu gibi basılı olarak bulundurulması gerekmektedir. İngiliz ölçü biriminin Avrupa’dan farklı olması nedeniyle giyim eşyalarındaki etiketlerde bu durumun göz önüne alınması faydalı olacaktır. Birleşik Krallık’ta ölçü sistemleri açısından çift etiketleme yoğun olarak kullanılmaktadır.

 

Birleşik Krallık için etiketleme ile ilgili kurallar zorunlu „Products Labelling Regulation”3 içerisinde düzenlenmiştir. Belirlenen standartlara uygun etiketleme hem tüketiciler tarafından olumlu karşılanmakta hem de pazarlama da bir araç olarak kullanılmaktadır. 

 

Buna ek olarak ürünün çevre dostu olduğunu belirten “Eco-label” kullanımı gittikçe yaygınlaşmaktadır. Çevre dostu ürünlere yönelik talebin artması ve kişilerin çevre konusunda gittikçe daha dikkatli hale gelmesi söz konusu etiketin kullanımını artırmaktadır. 

 

Tüketici Tercihleri  

 

Ulusal İstatistik Ofisi tarafından yayınlanan son verilerine göre; 2020 yılı 4. Çeyrek (EkimAralık) döneminde tüketici harcamalarındaki yurtiçi büyüme % 9,2 azalmıştır. Bu büyümeye en büyük katkı % 2,1 oranında pozitif büyüyen rekreasyon ve kültür harcamalarından kaynaklanmaktadır. En büyük olumsuz katkı ise, %18,5 negatif katkıda bulunan restoran ve otellerden kaynaklanmaktadır. 

 

En son 16.03.2021 tarihinde yayınlanan Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre; Birleşik Krallık’da haftalık ortalama hane halkı harcaması, 2020 de biten mali yılda 587,90 Sterlin olarak kaydedilmiştir. Hane halkı harcamalarının dağılımı aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir.

 

  • Ortalama olarak, en yüksek ondalık gelir dilimde yer alan ailelerin geliri, ortalama harcanabilir gelirleri en düşük ondalık dilimdekilere göre yaklaşık 11 kat daha yüksek olmasına rağmen, en düşük ondalık dilimdekilere göre sadece dört kat daha fazla harcama yapmıştır. Bu nedenle en yüksek ondalık gelir dilimde yer alan ailelerin tasarruf etme konusunda daha fazla imkanı olmuştur. 

 

  • Düşük gelire sahip haneler, yüksek gelirli olanlara göre orantılı olarak barınma, yiyecek ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlara daha fazla harcama yapmış; buna göre haftalık harcamalarının % 54’ünü bu alanlarda harcarken, en yüksek ondalık gelir diliminde yer alanların aynı alanlardaki harcamaları % 42’dir. 

 

  • En yüksek ondalık gelir diliminde yer alan haneler, rekreasyon, kültür, restoranlar ve oteller gibi ihtiyari alanlara en düşük gelir dilimindekilere göre neredeyse beş kat daha fazla harcama yapmıştır. 

 

  • 30 yaşın altındaki kişilerin geçim sağladığı aileler, diğer yaş gruplarına göre oransal olarak barınma ve yiyecek için % 41oranı ile daha fazla harcama yapmıştır ve düşük gelirlilerle birlikte, işgücü piyasası şoklarından en çok etkilenen gruplar arasındadır. 

 

Deloitte tarafından toplanan Küresel Tüketici Takipçisi (Deloitte’s Global Consumer Tracker) verilerine göre İngiltere’de % 30’a yakın tüketicinin gıda alışverişlerini online yaptığı, aynı şekilde, mağazalar kapalıyken gıda dışı mağazalarda da online alışveriş kullanımının arttığı tespit edilmiş; bu büyümenin arkasındaki bir diğer faktörün tüketiciler için pandemi nedeniyle mağazada alışverişin güvenli olmadığına dair inancın bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca pandemi süresince alınan önlemler neticesinde evden çalışmanın ve eğitimin başlaması ile kalorili yiyeceklerin tüketimi artmış, bununla birlikte mobilya, bahçe ürünleri ve ev spor salonu ekipmanlarına yapılan harcamalarının arttığı gözlemlenmiştir.

 

2020 yılı ekonomik verilerini tamamen etkilemiş olan Covid 19’un tüketici tercihleri üzerindeki etkileri ile ilgili olarak 19.000 kişi ve 27 ülke için Price Water House Coopers tarafından yapılan “Global Consumer Insights Survey-2020” araştırması incelendiğinde; Birleşik Krallık tüketicilerinin tüketim alışkanlıklarında;

 

  • Tüketici harcamalarının %43 azaldığı, kıyafet ve yiyecek hizmetleri ile ilgili harcamaların %60 ve sağlık ve güzellik harcamalarının %44 azaldığı, 

 

  • Katılanların %67’sinin video görüşme aplikasyonları başta olmak üzere medya harcamalarının %59 artmış olduğu gözlemlenmiştir. 

 

Ulusal İstatistik Ofisi (Office for National Statistics-ONS) verilerine göre, Birleşik Krallık’ta web siteleri, tabletler ve cep telefonları aracılığıyla yapılan satışların perakende satışlar içindeki payı, 2020 yılı Mayıs ayında yüzde 30’a yükselmiştir. Bu gelişme, ülkenin dünyanın en gelişmiş e-ticaret pazarlarından biri haline gelmesine yardımcı olmaktadır.

 

Satış Teknikleri ve Satışı Etkileyen Faktörler  

 

McKinsey’s Sales & Marketing Practice tarafından hazırlanan Haziran 2020 tarihli “Perakendenin Yeniden Başlaması-Teknoloji perakendenin geleceğini nasıl şekillendirecek” (Rebooting Retail-How Technology Will Shape the Future of Retail) adlı yakın tarihli raporda, Birleşik Krallık’ın online alışverişte diğer Batılı ülkelerden daha ileride olduğunu ve tüketicilerin %20’sinin tamamen ya da çoğunlukla online alışveriş yaptıklarını göstermektedir. Perakende marjlarının 2013’ten bu yana; rekabet, çok kanallı operasyon maliyetleri, azalan alan maliyeti ve işgücü maliyetlerinin artması gibi sebeplerle neredeyse %2 oranında düştüğünü, bu nedenle teknolojinin İngiliz perakendeciler için satış yapmak ve kârlı kalmak için stratejik bir zorunluluk olduğunu ortaya koymuştur. (Rapor, Covid 19 krizinden önceki veriler esas alınarak hazırlanmıştır.) Söz konusu raporda başarılı perakende firmaları için otomasyonun stratejik bir zorunluluk olduğu ve ayrıca yarının başarılı perakendecilerinin bir yol haritası oluşturmaları gerektiği de açıklanmıştır. 

 

Bundan başka “gov.uk” resmi web sayfasında girişimcilerin işletmelerini büyütmek ve satışlarını artırmaları konusunda genel bilgiler içeren bir rehber yer almaktadır. Söz konusu resmi rehberde; eski müşterileri geri kazanma, satış kayıtlarının doğru tutulması, satışların, nakit akışının, karlılığın ve fiyatların gözden geçirilmesi gibi işletmelerin satışlarının artırılmasına yardımcı olacak önerilere yer verilmiştir. 

 

Kamu İhaleleri  

 

İngiliz hükümeti tarafından 2020 yılı Bütçe’sinde; parlamento süresinin sonunda, kamu sektörü net yatırımının son 40 yılda ortalama olarak üç katına çıkacağı, Birleşik Krallık genelinde 2024-25 yılına kadar karayolları, demiryolları, iletişim, okullar, hastaneler ve elektrik şebekeleri için toplamda 640 milyar Sterlin brüt sermaye yatırımı sağlanacağı açıklanmıştır. Hükümet tarafından 2020 yılı bütçesinde duyurulan “Ulusal Altyapı StratejisiNational Infrastructure Strategy” 8 25.11.2020 tarihinde yayınlanmıştır. Planda öne çıkan 

 

başlıklar, ekonomik büyümeyi ve üretimi desteklemek; 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefini gerçekleştirmek, özel yatırımları desteklemek ve alt yapı projelerinin geliştirilerek tüm ülkeye ulaştırılmasının sağlanmasıdır. 

 

Ülkede altyapı yatırımlarının yatırım ve finansmanını sağlamak için, kamu ve özel sektör yatırımlarının her ikisinin de bulunduğu karma bir model kullanılmaktadır. Buna karayolları ve demiryolu altyapısı ile okullar ve hastaneler gibi sosyal altyapı yatırımları da dahildir. Bütçe 2018’de hükümet artık mevcut Özel Finans Girişimi (PFI) modeli olan Özel Finans 2’yi (PF2) kullanmayacağını açıklamış, ancak özel yatırımları başka yollarla desteklemeye devam edeceklerini açıklamıştır. PFI projeleri, kamu sektörü tarafından belirlenen niteliklere uygun olarak, projenin ömrü boyunca özel sektör tarafından tasarlanması, inşaası, finansmanı ve işletilmesi (design, build or refurbish, finance and operate – DBFO) şeklinde kurulmakta ve projenin sona erdiği tarihte, esas kontratın maddelerine uygun olacak şekilde mülkiyet/sahiplik, kamu sektörüne veya özel sektöre geçmektedir.

 

  1. Önemli Sektörler 

Tarım ve Hayvancılık 

 

Üretimde yüksek verimlilik ve elverişli iklim koşullarına bağlı olarak Birleşik Krallık’ın tarım sektörü, ülkenin toplam gıda ihtiyacının yaklaşık üçte ikisini karşılayabilmektedir. Ülkenin ılıman iklimi ve yıl içine dengeli bir biçimde dağılan yağışlar sayesinde  hem çok geniş bir ürün yelpazesi bulunmaktadır hem de üretim sezonu oldukça uzundur. 

 

Ormancılık ve balıkçılık sektörleriyle beraber tarım sektörü ülke GSYİH’sinin %1’inden daha az (%0,7) bir kısmını oluşturmaktadır. Bu sektörde çalışan nüfus ise toplam nüfusun %2’si düzeyinde seyretmektedir. Bu oran, diğer pek çok gelişmiş ülke ile %5 olan AB ortalamasından çok düşüktür. 

 

Çiftlikler, ortalama 70 hektar ile AB standartlarına göre oldukça büyük sayılmaktadır. Verimlilik düzeyi oldukça yüksektir. 

 

Ülkede kullanılan tarımsal üretim teknikleri, gıda güvenliği ve gübre kullanımı konusunda tüketicilerin beklentilerini karşılayacak yönde sürdürülebilir, çevreye duyarlı ve insan sağlığını önceleyecek şekilde gelişmektedir. Diğer taraftan, organik gıdaya yönelik talepte artışlar yaşanmaktadır. Böylelikle organik üretime ayrılan tarımsal alanlar ve bu alanda faaliyet gösteren üreticilerin sayısında önemli bir artış da gerçekleşmiştir. 

 

Diğer AB ülkelerine göre orman alanı oldukça az sayılabilecek ülke, ağaç ve orman ürünleri talebinin yaklaşık %85’lik kısmını ithalat yoluyla karşılamaktadır. 

 

Diğer taraftan, dolaylı olarak ve doğrudan önemli bir istihdam ve gelir kaynağı olan balıkçılık sektörü, ülke ihtiyacının yaklaşık üçte ikisini karşılamaktadır. 

 

Sanayi

 

  1. Dünya Savaşı’nı izleyen dönemde Birleşik Krallık’ın imalat sanayi ürünlerinde yaratmış olduğu ticaret fazlası zaman içinde giderek erimiş ve 1980’lerin başında tamamen ortadan kalkmıştır. O yıllardan günümüze kadar, ülke, bu alanda yapısal hale dönüşen ve oldukça büyük ticaret açığı vermektedir. 

 

1980’ler ve 1990’ların başlarında ülkede yaşanan iki önemli ekonomik durgunluk imalat sektöründeki daralmayı kısmen tetikleyen faktörlerden olmuştur. Her iki kriz, sektörde üretim kapasitesi ve istihdam bakımından ciddi azalmaya yol açmış, bu eğilim, ekonominin düzlüğe çıkılan dönemlerde de tersine dönmemiştir. 

 

Bu olumsuz etkilerin yanı sıra, 1997 yılından bu yana, imalat sanayi firmaları, değerli döviz kurunun dış pazarlarda rekabet gücü bakımından yarattığı zorluklarla da mücadele etmek durumunda kalmıştır. 

 

Tekstil, çelik ve gemi inşası gibi bazı geleneksel sanayilerin önemini giderek yitirdiği Birleşik Krallık’ta, havacılık, otomotiv, elektrikli, elektronik ve optik cihazlar, suni sentetik elyaflar ve kimyasal maddeler gibi bazı sektörlerde ülke uluslararası rekabet gücünü korumaktadır. 

 

Dünyanın en büyük iki ilaç firması olan GlaxoSmithKline ve AstraZeneca, İngiliz kökenlidir. Ayrıca Birleşik Krallık biyoteknoloji alanında dünyada ABD’den sonra ikinci önemli merkez konumundadır.

 

Ülkenin imalat tabanında, kalite standartları ve verimlilik üzerinde yarattığı yayılma etkisi ile doğrudan yabancı yatırımların önemli bir etkisi bulunmaktadır. Yabancı yatırımlar, özellikle otomotiv sektörü gibi yok olmaya yüz tutan bazı sektörlerde yeniden canlanma yaratmış, Japon, Amerikan ve Fransız firmalar ülkede imalat tesisleri kurmuştur.

 

Otomobil üretiminde ülke, Almanya, Fransa ve İspanya’nın ardından Avrupa’nın dördüncü en büyük otomobil üreticisidir. Ülkedeki iki önemli üretici General Motors ve Ford’un, Birleşik Krallık’taki üretimlerini kısmalarına ve MG Rover’da yaşanan çöküşe rağmen otomotiv sanayi halen Birleşik Krallık’ta önemini korumaktadır. 2019 yılında 42,4 milyar Sterlin ihracat değeriyle Birleşik Krallık’ın toplam ihracatının yaklaşık %13’lük kısmını (en fazla ihracat yapan sektör) otomotiv ihracatı oluşturmaktadır. 

 

Ülkeye yönelen doğrudan yabancı yatırımlar Birleşik Krallık’ı Almanya’dan sonra Avrupa’nın ikinci en büyük yarı-iletken üreticisi haline getirirken, ayrıca bilgisayar yazılım sanayinin de güçlenmesinin en önemli nedeni olmuştur. 

 

Ülkede faaliyet gösteren yabancı yatırımcılar işletmeye yönelik ar-ge faaliyetlerine yapılan harcamaların da yaklaşık üçte birlik kısmını gerçekleştirmektedirler.

 

Hizmetler

Hizmet sektörü perakende, otel, restoran, ulaşım, bilişim, finans, sigorta, gayrimenkul, yönetim ve destek hizmetleri, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler, eğitim, sağlık, sosyal hizmet, sanat, eğlence, rekreasyon, kamu yönetimi, savunma vb. faaliyetlerden oluşmaktadır.

 

2020 yılında, hizmet endüstrileri Birleşik Krallık’ın toplam ekonomik çıktısının (Gayri Safi Katma Değerinin) %81’ini oluşturmuştur. Hizmetler, Ekim-Aralık 2020 dönemi itibariyle işgücü işlerinin %82’si hizmet sektöründedir.

 

Bu haliyle ekonomideki payı tüm diğer alanlardan daha yüksektir ve sektör İngiliz ekonomisine hakimdir. Fransa ve ABD ile benzerlik taşısa da GSMH’daki payı %69 olan Almanya’nın üzerindedir ve Birleşik Krallık bu haliyle diğer G7 ülkelerinden daha fazla hizmet sektörüne bağımlıdır. Ayrıca GSYİH’da en büyük paya sahip dört sektörden -tarım, inşaat,üretim ve hizmet- arasından 2008’deki ekonomik gerilemeden sonra toparlanan ilk sektör hizmet sektörü olmuştur.

 

Perakende Sektörü 

 

Birleşik Krallık başta gıda ve ev eşyalarının süpermarketlere tedarik edilmesi olmak üzere etkin bir perakende ve toptancı sistemine sahiptir. 

 

Kar marjları süpermarketler arasındaki rekabetin son yıllarda hızla artmasına rağmen yüksektir. Başlıca süpermarket şirketleri sundukları hizmetleri genişleterek on-line satışlara da başlamıştır. Bu durum Birleşik Krallık’ı e-ticaret açısından dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına sokmuştur. 

 

Değer bazında perakende satışların yarısından fazlası, çoğunlukla gıda dışı ürünler satan mağazalar tarafından gerçekleştirilmektedir. Diğer taraftan elektronik eşyalar, giyim vb. gıda dışı ürünlerin de süpermarketler tarafından satılmaya başlanması sonucu, bu oranın daha da yüksek olduğu düşünülmektedir. 

 

Finansal Hizmetler 

Londra, New York ve Tokyo ile beraber dünyanın üç büyük finansal merkezinden biridir.  

 

Sınır ötesi krediler, uluslararası bono ihracı ve ticareti, döviz ve hisse senedi ticareti ve fon yönetimi de dahil olmak üzere ülke pek çok uluslararası mali piyasalara liderlik yapmaktadır. Diğer önemli uluslararası finans merkezlerinden daha fazla sayıda yabancı banka ve yatırım şirketine ev sahipliği yapan Londra’da ayrıca dünyanın en büyük sigortacılık, spot altın ve denizcilik piyasaları da bulunmaktadır. Finansal hizmetler sektörünün büyüklüğü Londra’yı bir fintech merkezi haline dönüştürmüştür. Bu bağlamda ABD dışındaki ikinci büyük fintech merkezi Birleşik Krallık’tır. 

 

Sahip olduğu kurumlar, insan kaynakları ve profesyonel hizmetleri ile Batı Avrupa’nın finans merkezi olan Birleşik Krallık’ın, Avrupa Para Birliği’nin dışında kalma kararı, bu konumunu sarsmamıştır. Diğer taraftan, Londra Borsası (LSE) New York ve Tokyo’nun ardından üçüncü en büyük menkul kıymet borsasıdır. 

 

Birleşik Krallık bankacılık sektöründe mevduat toplama ve kredi verme faaliyetleri büyük ölçüde on büyük banka grubu tarafından yürütülmektedir. 

 

Birleşik Krallık sigortacılık sektörü de, ABD ve Japonya’nın ardından dünyada üçüncü, Avrupa’da ise birinci sıradadır. Sektörün en önemli kurumu, havacılık, nakliye, petrol ve doğal gaz gibi riski büyük olan sektörlere hizmet sunan ve dünyada bir eşi bulunmayan Londra Piyasası’dır. Londra Piyasası’ndaki firmaların dörtte üçü yabancı şirketlere aittir.

 

Birleşik Krallık’taki finansal hizmetlere ilişkin düzenlemeler Financial Conduct Authority (FCA) ve Prudential Regulation Authority (PRA) tarafından yürütülmektedir. Her iki kurum da İngiliz Merkez Bankası Bank of England’ın bir parçası olarak 2013 yılında kurulmuştur. 

 

Financial Conduct Authority (FCA)’nin en önemli görevi ve PRA’dan ayrılan tarafı, tüketicilerin korunması, tüketici kredisinde adil uygulamaların düzenlemesi ve sağlanmasıdır. Bunun dışında finansal sektörün bütünlüğünün korunması ve geliştirilmesi ile finansal hizmet sağlayıcıları arasında sağlıklı rekabeti teşvik etmek de diğer görevleri arasındadır. Bağımsız bir kamu kuruluşu olarak çalışması düzenlenen ve denetlenen firmalardan alınan ücretler ile finanse edilmekte; Hazine’ye ve Parlamento’ya karşı sorumlu bulunmaktadır.

 

Prudential Regulation Authority (PRA) ise bankalar ve sigorta şirketleri de dahil olmak üzere yaklaşık 1.500 finans kuruluşunun kuruluş izni, yetkilendirme ve denetimi görevlerini yürütmektedir.

 

Turizm

 

Birleşik Krallık, turizm gelirleri bakımından ABD, İspanya, Fransa ve İtalya’nın ardından dünyanın beşinci büyük ülkesidir. Nüfusun 2,1 milyonluk kısmına istihdam sağlayan sektör ülke GSYİH’sinin de %5’ini oluşturmaktadır. 

 

Ülkeye gelen yabancı turistler en fazla Londra’yı tercih etmektedir. 2019 yılı itibariyle Birleşik Krallık’ı ziyaret eden 40,9 milyon ziyaretçinin 21,7 milyonu Londra’yı ziyaret etmiştir.12 Turistlerin yarısından fazlası en az bir geceyi bu şehirde geçirmektedir. Kapasite yaratmaya yönelik yatırımlar neticesinde Londra’daki otel odası sayısı son yıllarda önemli bir artış göstermiş olsa da, yatırımların çoğunun lüks otellere yapılmış olmasına bağlı olarak şehirde halen uygun fiyatlı konaklama imkanları kısıtlıdır. 

 

Turizm sektörü Covid-19 salgınından en çok etkilenen sektörlerin başında gelmektedir. Yurtdışında ikamet edenlerin 2020 yılında Birleşik Krallık’ı ziyaret sayısı %73 azalarak 11,1 milyon’a ulaşmıştır. Buna bağlı olarak da deniz aşırı ülkelerden gelen turistler tarafından yapılan harcama tutarı da %78 azalarak 6,2 milyar Sterlin olmuştur.

 

Ulaştırma

 

Yeni yatırımların yapılmamasına bağlı olarak, Birleşik Krallık kara taşımacılığı altyapısının kalitesi gelişmiş ülke standartlarına göre orta düzeydedir. Altyapının geliştirilmesi hükümet tarafından öncelik verilen konular arasındadır. 

 

Toplu taşımanın yetersizliği Birleşik Krallık’ta özel araç kullanımını artırıcı bir etki yaratmıştır. 1950’li yıllardan bu yana özel araç kullanımı giderek artarken demiryolu kullanımı sabit kalmış, buna karşılık otobüs kullanımı önemli ölçüde azalmıştır.

 

Diğer taraftan, Birleşik Krallık’ın yaygın demiryolu ağı, yatırım eksikliğine bağlı olarak bakımsız kalmıştır. Özellikle Londra ve çevresindeki hatlar pahalı olmanın yanı sıra ciddi bir trafik sorunu ile karşı karşıyadır. 1996 yılında demiryollarının özelleştirilmesi de bu soruna çözüm getirememiştir. 

 

Diğer yandan, demiryolu kullananların sayısında artış görülmekte, hükümetin demiryolu ile yük taşımacılığının geliştirilmesine ilişkin çabaları da olumlu sonuçlar vermektedir.

 

Ülkenin coğrafi anlamda nispeten küçük olmasına bağlı olarak havayolları önemli bir iç ulaşım aracı durumunda değildir. Bununla beraber Birleşik Krallık’taki pek çok havaalanı uluslararası ulaşım merkezi konumundadır. En büyük havaalanı Londra’daki Heathrow, aynı zamanda uluslararası yolcu taşımacılığında dünyada ilk sıralarda yer almaktadır. Heathrow’un bu konumunun yarattığı avantaja da bağlı olarak 1987 yılında özelleştirilen İngiliz Havayolları (British Airways) halen dünyanın en büyük havayolu şirketlerinden biridir.

 

Telekomünikasyon

 

Birleşik Krallık, AB üyesi ülkeler içinde telefon hizmetlerini özelleştiren ilk ülkelerden biridir. Kamuya ait bir tekel olarak faaliyet gösteren ulusal telefon şirketi British Telecom (BT), 1984 ve 1991 yıllarında iki aşamalı olarak özelleştirilmiştir. 

 

Halen yaklaşık 100 adet lisanslı özel sektör firmasının faaliyet gösterdiği sektörde, özelleştirme ile rekabetin artmasına bağlı olarak fiyatlarda indirime gidilirken hizmet kalitesi oldukça gelişmiştir. 

 

Birleşik Krallık, Avrupa’nın en güçlü mobil telefon sektörlerinden birine sahiptir. Dünyanın en büyük mobil telefon şirketi olan Vodafone bir İngiliz firmasıdır. 

 

Madencilik

 

Madencilik sektörü, Birleşik Krallık gayri safi katma değerin 495 milyar Sterlin’lik payını oluşturmakta ve 3,4 milyon kişiye iş sağlamaktadır. Sektör her yıl ekonomiye 20 milyar Sterlin değerinde malzeme ve hizmet tedarik etmektedir ve inşaat sektörünün en büyük tedarikçisidir.

 

Madencilikte kilit sektörler şunlardır: 

 

  • Enerji mineralleri – kömür 
  • İnşaat mineralleri – agrega, tuğla kili ve çimento hammaddeleri 
  • Endüstriyel mineraller – kaolin (çin kili) ve bilyalı kil, silis kumu, alçıtaşı, potas, tuz, endüstriyel karbonatlar, florpar ve barytlar 
  • Metal mineralleri – tungsten, altın 

 

Enerji dışı mineraller için en büyük pazar inşaat sektörüdür. Birleşik Krallık’ta çıkarılan ve kullanılan endüstriyel mineraller, öncelikle yurt içinde kullanılanlar (örneğin cam yapımı, silis kumu ve kireçtaşı, demir ve çelik üretimi için) ve önemli uluslararası pazarlara sahip kaolin, bilyalı kil ve potas gibi minerallerden oluşmaktadır. 

 

Maden endüstrisi Birleşik Krallık ekonomisindeki en büyük malzeme akışını temsil etmektedir ve aynı zamanda en büyük imalat sektörlerinden biridir. Sonuç olarak, mineral ürünleri endüstrisinin operasyonları, diğer birçok sektörün Birleşik Krallık genelinde faaliyet gösterme, gelişme ve iş yaratabilmelerinin anahtarı olmaktadır. 

 

Birleşik Krallık Kömür (UK COAL) ülkenin elektrik üretimi için enerji ihtiyacının yaklaşık %7’sini karşılayan Birleşik Krallık’ın en büyük kömür üreticisidir. Yılda yaklaşık 1,5 milyon ton kömür üreten yedi aktif yüzey madenine sahiptir.

 

Kömür talebi elektrik santrallerinden gelen talebin %56 azalması ile 2,9m tona gerilemiş ve bu haliyle önceki yıla göre üçte bir oranında azalarak 7,9 milyon tona düşmüştür. Hükümetin resmi rakamlarına göre, kömür yakıtlı gücün 2019 yılında Birleşik Krallık’ın elektrik üretimindeki payı sadece %2’dir. İngiliz hükümetinin temiz enerji hedefleri ile kömür üretimindeki düşüşün devam edeceği tahmin edilmektedir.

 

Birleşik Krallık doğal gaz rezervlerinde dünyada onuncu sırada gelmektedir. Petrol açısından yaklaşık 780 milyon ton petrol rezervi olduğu tahmin edilmektedir. 

 

Enerji

 

Birleşik Krallık iklim değişikliğiyle mücadele etmek için 2050 yılına kadar tüm sera gazı (GHG) emisyonlarını net sıfıra getirme hedefini açıklamış ve bunun için enerji sektörünün hedefe yönelik yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji planlaması yapmasını beklediklerini açıklamıştır. Hükümet 2020 bütçesinde karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik hazırlanan enerji verimliliği önlem planı için 3 milyar Sterlin bütçe ayırmıştır. 

 

Enerji sektörü 2019 yılında ekonomiye 30,9 katma değer sağlamış; toplamda tedarik zincirleri ve faaliyetleri desteklemek için diğer sektörlerden mal ve hizmetlerin ara tüketimi yoluyla ekonomik faaliyette 94,6 milyar Sterlin kaynak yaratmıştır. Sektör aynı dönemde 13 milyar Sterlin yatırım yapmıştır. Vergiye katkısı 7,8 milyar Sterlin’dir.

 

Enerji sektörü Birleşik Krallık genelinde 738,000 kişiye istihdam sağlamış ve bu rakam Birleşik Krallık’taki 49 işten 1’inin doğrudan ya da dolaylı olarak enerji sektöründe çalıştığını göstermektedir.

 

Diğer yandan 1990 yılından bu yana enerji sektörü CO2 emisyonlarını %68 düşürmüş ve gelecekte daha da düşürmeyi hedeflenmektedir. 

 

BEIS Smart Meters istatistiklerine göre şu ana kadar 14 milyondan fazla akıllı sayaç kullanıma alınmış ve elektrikli araçlar için Birleşik Krallık genelinde 19.000’den fazla şarj noktası kurulmuştur.  

 

  1. Pazarda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar ve Diğer Bilgiler

 

İş Kültürü 

 

Birleşik Krallık iş kültüründe zamanlama ve planlamaya çok önem verilmektedir. Randevular uzun zaman öncesinde belirlenmekte, son dakika toplantı talepleri ya da habersiz ziyaretler hoş karşılanmamaktadır. 

 

Bu çerçevede, katılımcıların toplantılara tam zamanında ve hazırlıklı olarak gelmesi ayrıca birden fazla katılımcı olması durumunda tüm katılımcıların bilgilendirilmesi beklenmektedir. Toplantıya katılamayacak ya da geç katılacak kişilerin, bu durumlarını önceden bildirmeleri gerekmektedir. 

 

İş dünyasında ırk, cinsiyet ve yaş ayrımcılığı yapılmamasına çok önem verilmekte olup, iş başvurularında yaş, cinsiyet ve fotoğraf yer almamaktadır. 

 

Para Kullanımı 

 

Nakit kullanımı son 10 yılda hızla azalırken banka kartı ile ödeme artmış olup en fazla ödeme işlemi banka kartı ile yapılmaktadır. Banka kartı ödemelerini sırasıyla nakit ödeme, ödeme talimatı, banka ödemeleri ve kredi kartları takip etmektedir. Temassız kart ödemeleri önemli oranda artış göstermektedir. 

 

Pasaport ve Ülkeye Geçici Giriş Vizesi Uygulaması  

 

Birleşik Krallık’a seyahatte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ülkeye giriş yapabilmeleri için önceden vize almaları gerekmektedir. Vize türü seyahat amacına göre değişmektedir. 

  1. Şirket Kuruluşu ve İş Yapma ile İlgili Bilgiler 

Şirket Türleri 

Ülkemizde de geçerli olan şirket türlerine benzer olan, aşağıdaki şirket türlerinden birisi ile Birleşik Krallık’ta iş yapmak mümkündür. 

 

Gerçek Kişi Tacirler 

 

1 – Gerçek Kişi Tacirler (Sole Trader): Kuruluşu ve işleyişi basittir. Tek başına işin sahibidir. Kâr-zarar ve tüm borçlara karşı kişisel sorumlu olunur. Gelir İdaresi’ne (HMRC) serbest meslek kaydı yaptırmak yeterlidir. Gelir vergisi mükellefidir. 

 

2- Adi Ortaklık (Ordinary Partnership): Birden fazla kişinin ortaklık kurmasıdır. Ortakların herbiri borçlara karşı tam sorumludur. Ortaklar Gelir İdaresi’ne serbest meslek kaydı yaptırmalıdır. Ortaklar kişisel olarak gelir vergisi beyanında bulunurlar. 

 

3- Sınırlı Ortaklık (Limited Partnership): Aralarında en az biri sınırlı biri genel olmak üzere birden fazla kişinin ortaklık kurmasıdır. Yönetimde yer almamış olmak ve para çekmemiş olmak kaydıyla, ortaklar borçlara karşı taahhüt ettiği sermaye kadar sorumlu olunur. Ortaklar Gelir İdaresi’ne serbest meslek kaydı yaptırmalıdır. Ayrıca, ortaklığın Companies House’a kayıt ettirilmesi zorunludur. Ortaklar kişisel olarak gelir vergisi beyanında bulunurlar. 

 

4- Sınırlı Sorumlu Ortaklık (Limited Liability Partnership, LLP): En az iki tayin edilmiş (ilave görev ve sorumluluk yüklenmiş) ortak bulunmalıdır. Nispeten daha az kişisel risk alınmaktadır. Borçlara karşı şahıslar değil, ortaklık sorumludur. Kuruluşu, limited şirket gibi olduğundan, diğer ortaklık türlerine göre kısmen daha karmaşıktır. Ortak şahısların Gelir İdaresi’ne, ortaklığın ise Companies House’a kayıt ettirilmesi gerekmektedir. Ortaklar kişisel olarak gelir vergisi beyanında bulunurlar. 

 

Tüzel Kişi Tacirler  

1- Limited Şirket (Private Limited Company): Üyelerin sorumluluğu sahip oldukları hisseler üzerinden ödenmemiş miktarda sınırlıdır. Şirket adına malvarlığı edinilebilir, kişilerden bağımsızdır. En az bir şirket direktörü ve bir şirket yazmanı atanması gereklidir. Bunlar şahıs olabilecekleri gibi tüzel kişiler de olabilirler. Şirketin Companies House’a kayıt ettirilmesi gerekir. Şirket kuruluşu için gerekli işlemleri şahıslar kendileri yapabilecekleri gibi, şirket kuruluş firmaları (company formation agents) veya ticari konularla ilgili avukatlar da yapabilir.

 

2- Anonim Ltd. Şti. (Public Limited Company-Plc): Şirketin hisseleri menkul kıymetler borsası aracılığıyla halka satılmak üzere sunulur ve üyelerin sorumluluğu sahip oldukları hisseler üzerinden ödenmemiş miktarla sınırlıdır. En az iki üyesi ve iki direktörü bulunması ve şirket sekreterinin kanunla belirlenmiş niteliklere sahip bir kişi olması ve Companies House’a kayıt ettirilmesi gerekir. 

 

3- Garanti ile Sınırlanan Şti. (Limited by Guarantee): Üyelerin sorumluluğu, eğer tasfiye edilmişse, şirketin aktiflerine katmayı kabul ettikleri miktarla sınırlıdır. 

 

4- Özel Sınırsız Şti. (Unlimited Company): Üyelerin sorumluluğunda sınır yoktur. 

 

Şirket Kurma Prosedürü  

Birleşik Krallık’ta faaliyette bulunan her yabancı şirketin kayıt yaptırması zorunlu olmamakla birlikte, Birleşik Krallık’ta şube veya iş yeri olarak fiziksel bir varlığı bulunan her yabancı şirketin, Companies House’a kayıt yaptırması gereklidir. 

 

2009’da çıkan Yabancı Şirketler Düzenlemesi (Overseas Companies Regulations 2009) uyarınca, daha önce İş Yeri veya Şube olarak iki farklı şekilde kurulabilen yabancı şirketler, artık “Yabancı Şirketlerin Birleşik Krallık’taki İşletmesi” (Overseas Company opening a UK Establishment) olarak tek bir şekilde kayıt yaptırabilmektedir. Yabancı bir şirketin ticari faaliyette bulunmak üzere oluşturduğu işletmeyi, en geç bir ay içinde kendi ülkesindeki ana şirketin bilgileri ile birlikte başvurarak Companies House’a kayıt yaptırması gerekmektedir. İşletmenin yapısı ana şirketin kuruluş ve ortaklık yapısı ile aynıdır. 

 

Şirket adı belirlemeden önce, çeşitli ticari ve telefon rehberlerinden veya Companies House’un ücretsiz bilgi servisinden yararlanılarak aynı isimde başka bir şirket olmadığının, İngiliz kanunlarınca şirket adıyla ilgili kısıtlayıcı hükümler bulunmadığının ve kayıtlı bir ticari marka ile aynı veya benzer olmadığının kontrol edilmesinde fayda vardır. 

 

  1. Memorandum of Association “Şirket Kuruluş Senedi”: Şirketin adı, kayıtlı ofis adresi ve konusu/faaliyet konusunu belirtir. 

 

  1. Articles of Association “Kuruluş Sözleşmesi”: Şirketin iç düzenlemelerini belirleyen belgedir. 

 

Şirket kaydı ayrıca IN01 formu kullanarak da yapılabilmektedir. Yukarıda anlatılan iki evrak ve IN01 Formu ile birlikte standart kayıt (8-10 gün) için 40 GBP, aynı gün kayıt için 100 GBP karşılığında yapılmaktadır. 

 

  1. Formda şirketin direktörü (company director), yazmanı (company secretary) ve kayıtlı ofis adresine dair bilgiler bulunur. Şirketin en az bir direktör bir de yazmanı olması gerekmektedir. 

 

Sigorta  

Birleşik Krallık’ta National Insurance (NI) adı verilen ulusal sigorta sistemi bulunmaktadır. Ulusal sigorta sistemi yetkili kurumu Gelir ve Gümrük İdaresi (HM Revenue and Customs)’dir. Çalışanların gelirlerine göre katkı payı ödedikleri sistem sağlık sigortası, işsizlik sigortası, doğum izni, engellilik yardımları ve emeklilik sistemini kapsamaktadır. 

 

Sigorta katkı payları 4 kategori altında toplanmaktadır:

 

Sınıf 1 – Haftalık geliri 184 Sterlin ve üzerinde olan ve emeklilik yaşı gelmemiş çalışanlar için işveren tarafından gelirden düşülerek ödenir. 

 

Sınıf 1 A ve B: Çalışanların maliyet ve yardımları doğrudan işveren tarafından ödenir.

 

Sınıf 2 – Yıllık geliri 6,515 Sterlin’den fazla olan serbest meslek erbabı tarafından ödenir. 

 

Sınıf 3 – Gönüllü katılım, genellikle sigorta süresinde boşluk olmaması ya da boşlukların doldurulması için ödenir. 

 

Sınıf 4- Yıllık geliri 9,569 Sterlin’den fazla olan serbest meslek erbabı tarafından ödenir.

 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hırvatistan Pazar Bilgileri

23 Eylül 2021 11:56, Perşembe

Hırvatistan Pazar Bilgileri   DIŞ TİCARET POLİTİKASI VE UYGULAMALARI  Dış Ticaret Mevzuatı    Hırvatistan’ 1 Temmuz 2013 itibariyle Avrupa Birliği (AB) üyesi olmasıyla beraber Birliğin tek bir gümrük bölgesinin parçası haline gelmiş ve AB’nin gümrük vergilerini ve ortak ticaret politikasını uygulamaya başlamıştır.    Ortak ticaret politikası, Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın 207. Maddesi ile belirlenmekte […]

Belarus Pazar Bilgileri

20 Eylül 2021 13:11, Pazartesi

Belarus Pazar Bilgileri   DIŞ TİCARET POLİTİKASI VE UYGULAMALAR Dış Ticaret Politikası    Belarus 1991’de bağımsızlığını ilan etmiş genç bir ülkedir. Belarus, ekonomide kamu ağırlığının % 50’den fazla olduğu, ithal ikamesine dayalı üretimin temel strateji olarak benimsendiği, özelleştirme faaliyetlerinin çok cüzi miktarda gerçekleştirildiği, sosyal devlet anlayışının hâkim olduğu bir yapıya sahiptir. Ancak son yıllarda ihracata […]

Kanada Pazar Bilgileri

15 Eylül 2021 14:02, Çarşamba

Kanada Pazar Bilgileri   Dış Ticaret Politikası ve Uygulamaları  Dış Ticaret Mevzuatı (İthalat Rejimi, İhracat Rejimi)   Kanada Dünya Ticaret Örgütü üyesidir. Ülkenin dış ticaret politikasına üç anlaşma yön vermektedir: NAFTA/USMCA, CETA ve CPTPP.    NAFTA/USMCA: Kanada’nın ABD ile yüksek düzeyde iç içe geçmiş ekonomik yapısı, 1994 yılında yürürlüğe giren Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması […]

Bosna Hersek Pazar Bilgileri
13 Eylül 2021 12:08, Pazartesi

Bosna Hersek Pazar Bilgileri   DIŞ TİCARET POLİTİKASI VE UYGULAMALARI  Dış Ticaret Politikası   Bosna Hersek tarafından uygulanmakta olan gümrük vergisi oranları %0-15 bandında değişmektedir. Ayrıca, ithalatta %1 gümrük harcı alınmaktadır. Bazı gıda ürünlerinin Bosna Hersek’e ithalatında ise gümrük vergilerinin yanı sıra ek vergiler ve tüketim vergileri de uygulanmaktadır.    Bosna Hersek, ticaretin kolaylaştırılması ve […]

Ürdün Pazar Bilgileri
08 Eylül 2021 16:12, Çarşamba

ÜRDÜN PAZAR BİLGİLERİ   DIŞ TİCARET POLİTİKASI VE UYGULAMALARI  A) Dış Ticaret Mevzuatı   Ürdün’de dış ticaret işlemleri için özel bir yasa bulunmamaktadır. İthalat ve ihracat işlemleri, genellikle ilgili yasa ve / veya bu işlemleri ve bunların prosedürlerini düzenleyen ilgili makamlar tarafından çıkarılan bir dizi zorunlu genelge ile birlikte gümrük kanunlarına tabidir.    Hükümetin dış […]

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
× Danışmanlık Hizmeti Almak İstiyorum