İtalya

Giriş
Güncellenme
İtalya
Digi-Mas

İtalya ve İtalya’ya ihracat ile ilgili tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz.

Coğrafi Konumu

İtalya, Avrupa’nın güneyinden Akdeniz içlerine doğru kuzeybatı güneydoğu yönünde uzanan bir yarımada üzerinde yer alır. Güneyinde ve batısında Akdeniz, doğusunda Adriyatik Denizi ve kuzeyinde Alp Dağları ile çevrelenmiştir. Akdeniz’deki Sicilya ve Sardunya adaları ile yarımada çevresindeki irili
ufaklı birçok ada İtalya’ya aittir. Kuzeyde, Lugano Gölü’nün İsviçre’de bulunan kısmında, göl kıyısında bulunan Campione kasabası da İtalya topraklarından tamamen ayrı bir durumda olmasına rağmen resmi olarak İtalya toprağıdır.
İtalya’nın, kuzeybatısında Fransa, kuzeyinde İsviçre ve Avusturya, kuzeydoğusunda Slovenya ile kara sınırı bulunmaktadır. Ayrıca kendi toprakları içerisinde bulunan iki bağımsız ülke ile de sınırı vardır. Bu ülkelerden biri Katolik mezhebinin dini başkenti olan, Roma içerisindeki Vatikan Devleti (0,44 km2); diğeri de Avrupa’nın yaşayan en eski cumhuriyeti olan ve Floransa’nın 100 km. kadar batısında yer alan San Marino Cumhuriyeti (481 km2)’dir.
Bu ülkelere ek olarak Adriyatik ülkelerinden Hırvatistan, Bosna-Hersek, Karadağ ve Arnavutluk’un, Akdeniz ülkelerinden Yunanistan, Tunus ve Malta’nın aralarında kara sınırı bulunmamasına rağmen İtalya’ya komşu ülke olduğu söylenebilir.
İtalya’nın kuzeyden güneye 1.150 km. boyunca uzanan bir coğrafyaya sahip olması nedeniyle iklim bölgeden bölgeye değişiklikler göstermektedir. Yazları kuzeydeki yüksek kesimler haricinde ülkenin hemen her yeri güneşlidir ve gün içindeki en yüksek sıcaklıklar 30 derece civarında gerçekleşmektedir. Kış aylarında ise sıcaklıklar bölgeden bölgeye değişmekte, Milano’da 0 derece iken, Roma’da +10 derece, Sicilya ve Sardunya adalarında ise +20 derece olabilmektedir.

Siyasi ve İdari Yapı

İtalyan siyasi birliği, 1861 yılında İtalya Krallığı’nın yeninden ihdasının (Risorgimento) ardından, 1866’da Garibaldi öncülüğünde başlatılan Bağımsızlık Savaşı sonucunda sağlanmıştır. 1870-71 Prusya-Fransa Savaşı’nın ardından son kalan Fransız güçlerinin de ülkeden atılmasıyla bağımsız ulus-devlet
kurulmuştur.
Krallık, İkinci Dünya Savaşı’nın bitimine kadar sürmüş, bu süre zarfında İtalya’nın günümüzdeki toprak bütünlüğü ortaya çıkmıştır. Tarihsel olarak “Güney Tirol” ismiyle bilinen Trentino-Alto Adige Bölgesi ve tarihsel olarak “Istria” ismiyle bilinen Friuli-Venezia Giulia Bölgesi Birinci Dünya Savaşı’nın
mağluplarından Avusturya’yla 1919 yılında imzalanan St. Germain Antlaşması sonucunda İtalya siyasi birliğine katılmıştır.
Mussolini dönemindeki faşist yönetimine müttefikler tarafından son verilmesinin ardından, 1946 yılında İtalya’da Cumhuriyet kurulmuştur. “Birinci Cumhuriyet” olarak adlandırılan ve 1993 yılına kadar süren bu devir, ülke siyasetine Soğuk Savaş mantığının ve kısa süreli çok parti koalisyonlarının yol açtığı istikrarsızlığın damgasını vurduğu bir dönem olmuştur. Soğuk Savaş’ın bitimini müteakip, “temiz eller operasyonu” olarak anılan hukuki süreçte sistem içindeki siyasi partilerin yönetici kadrosunun tamamına yakını yolsuzluk suçları ve mafya bağlantıları nedeniyle yargılanarak tasfiye edilmiştir. 1993 yılında Silvio Berlusconi ve Kuzey Ligi gibi yeni aktörlerin gelmesiyle başlayan döneme “İkinci Cumhuriyet” adı verilmektedir. Bu dönemin başından itibaren (1994-95 Berlusconi ve 1996-98 Prodi) benzer eğilimdeki siyasi partilerin bir araya gelerek koalisyonlar/bloklar oluşturmaları dikkat çekmektedir.
İkinci Dünya Savaşı’ndan günümüze değin 61 hükümetin görev yaptığı İtalya’da, iktidarların 48’ini koalisyonlar oluşturmuş, partilerin tamamı dönemsel yeni isimler almış ve yeniden yapılanmışlardır.

Genel Ekonomik Durum

Avrupa’nın 4. dünyanın 8. büyük ekonomisi olan İtalya, Avrupa Birliği’nin kurucu üyesidir. Ülke aynı zamanda ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, Kanada, Japonya ve Rusya ile birlikte G8 adı verilen sanayileşmiş ülkeler grubuna dahildir. İtalya güçlü ekonomik yapısını, diğer sanayileşmiş ülkelere oranla daha çok aile şirketi olan ve bu aileler tarafından yönetilen, sanayi grupları içerisinde bir araya gelmiş olan küçük ve orta ölçekli firmalara borçludur. Bu firmalar çeşitli kapital ve tüketim ürünleri kategorilerinde uzmanlıklar geliştirmişlerdir.
Büyük ölçekli firmalar ise daha çok Kuzey ve Orta İtalya’da toplanırken Güney İtalya’da daha çok tarım ve turizm alanında faaliyet gösteren küçük işletmeler faaliyet göstermektedir. İtalya ekonomisinde imalat sektörü çok güçlüdür. İmalat sektöründe son 30 yıldır Avrupa’nın 2. dünyanın 6. büyük üreticisi, imalat sektörü ihracatında dünyada ticaret fazlası veren 5. Ülkesidir. Ana sanayiler arasında otomotiv, gemi yapımı, kimyasallar, mobilya, giyim ve tekstil, deri eşya ve ayakkabı, gıda prosesi, seramik ürünler, parçalar ve makineleri sayılabilir. Tekstil, mobilya ve beyaz eşya gibi önemli sektörlerdeki firmalar düşük maliyetle üretim yapan Çin firmaları karşısında zorlanmaktadırlar. İtalyan ekonomisinin bir diğer gücü ise “sanayi bölgeleri” olarak adlandırılan ve aynı sektörde, her biri üretim aşamalarının başka bir dalında uzmanlaşmış birçok firmanın sıkı ekonomik ilişkiler içerisinde bir arada bulunduğu alanların gelişimidir. Bugün İtalya’da 200’den fazla sanayi bölgesi mevcuttur.
Ülke çok çeşitli ihracat yapısına sahip olup, belli başlı sektörlerdeki global rekabet gücü, know-how üstünlüğü ve yenilikçilik “Made in Italy” markasını oluşturmuştur. Diğer AB ülkelerine kıyasla İtalya’da daha fazla bürokratik engeller, karar alma süreçlerinde gecikmeler, yavaş işleyen adalet sistemi, yolsuzluklar, ağır vergi yükü ve yüksek oranlı kamu harcamaları ile karşılaşılmaktadır.

Ekonomi Politikaları

İtalya, II. Dünya Savaşı sonrasında bir tarım ekonomisi olarak savaşın getirdiği ağır ekonomik çöküntüye maruz kalmıştır. Takip eden dönemde ABD’nin uyguladığı Marshall Planı ile sanayi tesislerini yeniden yapılandırma konusunda ihtiyaç duyduğu dış sermayeyi elde eden İtalyan ekonomisi, sanayi
sektöründe istihdam edilecek işgücünü de ülkenin güney kesimlerinden gelen göçmenlerden karşılamıştır. 1950-1960 döneminde bu iki önemli itici gücün birleşmesi sonucunda zayıf bir tarımsal ekonomiden güçlü bir sanayileşmiş ekonomiye dönüşüm gerçekleştirilmiştir. Ayrıca 1957 yılında İtalya’nın Avrupa
Ekonomik Topluluğu’na üyeliği de Avrupa’nın geri kalanıyla ekonomik entegrasyonunu hızlandırmıştır. Bu on yıl içerisinde ülkenin ortalama büyüme hızı 5,3 olarak gerçekleşmiştir. 1960 ve takip eden iki yıl boyunca da ortalama olarak yıllık % 6,3 oranında ekonomik büyüme gerçekleşmiş ve bu dönem daha
sonraları İtalyan ekonomik mucizesi (il boom economico) olarak anılmaya başlanmıştır. 1957 yılında AB’nin temelini oluşturan Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET)’nun kurulmasıyla başlayan süreçte “Altılar” olarak anılan Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un oluşturduğu
gümrük birliği sayesinde aralarındaki ticareti sürekli olarak geliştiren söz konusu ülkeler aynı zamanda Avrupa’nın ekonomik gelişimine de hız kazandırmıştır.
İtalyan ekonomisi 2012’den beri devam eden mali sıkılaştırma politikalarının, zayıf iş dünyası ve tüketici güveni sonucu olarak daralan ekonomi 2015 yılında sınırlı da olsa bir iyileşme göstermiş (% 0,6), ekonomi 2016 yılında % 1, 2017’de de % 1,5 büyüme ile devam etmiştir. İtalya, IMF 2018 yılı verilerine göre 191 ülke arasında 1,9 trilyon dolar GSYİH ile dünyanın 8. en büyük ekonomisidir. 2016 yılı verilerine göre ülkenin GSYİH’sı içinde tarım sektörünün payı % 2,1, sanayinin % 23,9 ve hizmetler sektörünün payı ise % 74 olarak görülmektedir. 2018 yılında cari fiyatlara göre, 2,2 trilyon dolar olacağı tahmin edilen GSYİH’nın, 2019 yılında 2,3 ve 2024 yılında da 2,6 trilyon dolar olması beklenmektedir. 2017 yılında % 1,3 olan tüketici fiyatlarındaki yıllık ortalama enflasyon oranının, 2018 yılında % 1,1, 2019 yılında % 1,3 olacağı tahmin edilmektedir. 2017 yılında % 2,9 olan cari ödemeler dengesinin GSYİH’ya oranının, 2018 yılında % 2,6, 2019 yılında da % 2,2 ve 2024 yılında da % 0,9 olması beklenmektedir. Cari fiyatlara göre İtalya, 2018 yılında 34.260 dolarlık tahmini kişi başına düşen milli gelir ile dünyada 27. sırada yer almaktadır. İnsani Gelişmişlik Endeksine göre dünyada 189 ülke arasında İtalya 28. sırada (UN-2017), Ekonomik Serbestlik Endeksine göre dünyada 186 ülke arasında 80. Sırada (The Heritage Foundation-2019), Küresel Rekabetçilik açısından dünyadaki 140 ülke arasında 31. sırada (World Economic Forum-2018), İş Yapma Kolaylığı açısından ise dünyada 190 ülke arasında 51. sıradadır (Dünya Bankası-2018)

Yatırımlarda Öncelikli Alanlar

Devlet yardımları yoğunlukla itlaya içerisinde nispi olarak az gelişmis olan, AB kriterlerine göre birinci derecede öncelikli olarak nitelen (Objective 1) Altı coğrafi Bölgede yoğunlaşmaktadır (Basilicata, Calabria, Campania, Puglia, Sardegna and Sicilia). Ayrıca, Abruzzo, Molise ve Orta ve kuzey İtalayada
bulunan kalkınma ihtiyacı içerisindeki “objective 2” bazı özel bölgeler yardımlardan öncelikle yararlanmaktadır.

Ülke Dış Ticareti

2018 yılında dünyanın en çok ihracat yapan 9., en çok ithalat gerçekleştiren 11. ülkesi olmuştur. İtalya’nın ihracatına bakıldığında ağırlıklı olarak makine, nakliye ekipmanı, metal ve kimyasallar gibi orta düzey teknoloji gerektiren ürünlerin olduğu görülmektedir. Bunun yanında gıda ve içecek, tekstil, kıyafet, deri, ayakkabı, seramik gibi İtalyan küçük ve orta ölçekli işletmelerinin belkemiğini oluşturan emek yoğun ürünler de İtalya’nın ihracatında önemli yer tutmaktadır.
İtalya’nın ihracatında AB üyesi ülkelerinin payı 2001’den beri düşmekteyse de bu oran halen % 50’nin üstündedir. Almanya, İtalya’nın ihracatında birinci sırada yer almaktadır. Ülkenin ithalat kalemlerinin başında ise ham petrol, petrol yağları ve gazları, otomotiv ve oto yan sanayi ürünleri, kimyasallar, ilaçlar, mineraller ve demir dışı metaller, makineler ve ekipmanları gelmektedir. İtalya’nın ithalatında AB ülkelerinin payı % 60 civarındadır. Almanya İtalya’nın ithalatında da birinci sırada yer almaktadır.

Dış Ticaret Politikası ve Vergiler

Tarifeler ve Diğer Vergiler

Gümrük Vergileri: 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı gereğince 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren Türkiye ile Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında sanayi ürünleri ticaretinde Gümrük Birliği uygulması yürürlüktedir. Bu suretle gümrük vergileri sıfırlanmış ve Türkiye üçüncü ülkelere karşı Ortak Gümrük
Tarifesi uygulamaya başlamıştır. Ayrıca, bazı istisnalar dışında (topluluğun Ortak Tarım Politikasına dahil olmayan tarımsal ürünler, yaş meyve sebze ürünlerine ait toplam 11 adet tarife pozisyonu, iç ve kabuklu natürel fındık, domates salçaları ve diğer domates konservesi) AB ülkelerine Türkiye’den ithal edilen tarım ürünlerinde de gümrük vergileri tamamen kaldırılmış bulunmaktadır. Sonuç olarak, İtalya’ya diğer AB ülkelerinden (Norveç, İzlanda, İsviçre, Liechtenstein, Andorra ve San Marino dahil) ve Türkiye’den yapılan ithalat gümrük vergisinden muaftır. Diğer ülkelerden yapılan ithalatta Avrupa Toplulukları Birleştirilmiş Gümrük Tarifesi’ne (TARIC) göre ortak gümrük tarifesi uygulanmakta, ithalatta alınan vergiler KDV oranları dışında aynı olmaktadır. AB’de yürürlükte bulunan gümrük vergilerine http://ec.europa.eu/taxation_customs/dds/tarhome_en.htm adresinden ulaşmak mümkündür.

Katma Değer Vergisi: İtalya’da pek çok üründe geçerli olan Katma Değer Vergisi standart oranı % 21’dir. Ancak gıda ürünleri, su, gazete ve kitap, yolcu taşımacılığı, sosyal hizmetler ve konut, çevre temizliği için toplanan atık maddeler için %4 ve %10 olmak üzere indirilmiş oranlar uygulanmaktadır. Kurumlar Vergisi: İtalyan merkezli firmalar gerek İtalya’da gerekse İtalya dışında elde ettikleri gelirler açısından kurumlar vergisine tabiyken merkezi İtalya dışında bulunan firmalar sadece İtalya’da elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Kurumlar vergisi oranı % 27,50’dir. Bireysel Gelir Vergisi: İtalya’da artan oranlı kişisel gelir vergisi oranı uygulanmaktadır. Kişisel gelir vergisi oranı % 23 ile % 43 arasında değişmektedir.

Ürün Standartları ile İlgili Uygulamalar

İtalya, ithal ürünlerde AB teknik mevzuatını uygulamaktadır. Söz konusu mevzuat, ürünlerin AB pazarına girişte tüketici sağlığı ve güvenliği ile çevrenin korunmasına ilişkin uyulması gereken zorunlulukları kapsamaktadır. Ürünlerin teknik mevzuata uygunluğu ithalat aşamasında kontrol edilebileceği gibi piyasa gözetimi yoluyla da denetlenebilmektedir.
Bu bölümde yer alan CE işareti, HACCP ve REACH uygulamaları hem AB içinde üretilen hem de AB’ye ithal edilen ürünleri kapsayan zorunlu sertifikasyon uygulamalarıdır. Bu suretle tarife dışı engellerden veya uygulanması zorunlu olmayan standartlardan farklı bir durum arz etmektedirler. AB mevzuatı gereğince birçok makine, ekipman, elektrikli alet, oyuncak vb. ürünün İtalya’ya (veya herhangi bir AB ülkesine) ihracatı için üzerinde CE işareti bulunması zorunludur. AB ülkelerinde üretilen ürünlerin CE işaretli olarak piyasaya sunulmasından üretici sorumludur. AB pazarına ithal edilen ürünler içinse bu sorumluluğu ithalatçı yerine getirmek zorundadır. Bir başka deyişle, ithalatçı ithal ettiği ürünlerin AB normlarına uygun olduğunu garanti etmek zorundadır. Ancak bu yasal zorunluluk uygulamada kaçınılmaz olarak üçüncü ülke üreticilerine yüklenmektedir. Başka bir deyişle, eğer ürün CE işareti taşımıyor ise AB’deki ithalatçı bu zorunluluğu yerine getiremeyeceğinden söz konusu ürünü ithal etmeyecektir. Gıdalar ürünleri için HACCP (Kritik Kontrol Noktalarında Tehlike Analizi Sistemi) zorunluluğu bulunmaktadır.
AB genelinde gıdalarla ilgili genel prensiplerin ve temel düzenlemelerin çerçevesini belirleyen EC 178/2002 sayılı düzenleme ile Gıda Yasası uygulanmaktadır. 2002 yılı içerisinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyle, aynı zamanda, AB Gıda Güvenliği Otoritesi kurulmuş ve gıda güvenliği  konusundaki uygulanması zorunlu prosedürler belirlenmiştir. Düzenleme genel olarak Genel Gıda Yasası olarak bilinmekte olup, gıdaların izlenebilirliği konusunda da düzenlemeleri içermektedir (Madde 18). Genel Gıda Yasası’nın belirlediği ana başlıklar Ocak 2005 tarihinde uygulamaya girmiştir.
AB genelinde pazara sunulan taze meyve ve sebze ürünlerinin kalite ve etiketlemelerine ilişkin pazarlama standartları Ortak Tarım Politikası çerçevesinde çıkartılan EC 2200/96 sayılı kararname ile 28 Ekim 1996 tarihinde belirlenmiştir. Bu yasayla öngörülen standartlara sahip olmayan ürünler pazara
sunulamamakta ve pazardan kaldırılmaktadır. AB pazarlama standart düzenlemeleri çerçevesinde kalite standartları belirlenmiş diğer ürünler arasında taze ve soğutulmuş balık (EC 2406/1996), yumurta (EC 1028/2006), zeytinyağı (EC 1019/2002) ile birlikte sert kabuklu meyveler arasında kabuklu fındık
(EC 1284/2002) ve kabuklu ceviz bulunmaktadır. 1 Haziran 2007 tarihinde yürürlüğe giren REACH (Registration, Evaluation, Authorization and Restriction of CHemicals), kimyasalların kaydı, değerlendirilmesi, izni ve kısıtlanmasını öngören yeni bir AB düzenlemesidir. Zorunlu bir uygulama olan REACH, bir dizi AB Yönetmelik ve Tüzüğünü kapsamakta ve onları tek bir sistem altında toplamaktadır. Söz konusu mevzuata göre AB pazarına kimyasal madde, müstahzar veya bunları içeren eşya ihracatı yapmak isteyen firmalar REACH mevzuatına tabiidir. REACH hakkında detaylı bilgiye  http://reach.immib.org.tr adresinden ulaşılabilir. ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve GLOBALGAP sertifikası
tüketici tercihleri açısından önem taşımaktadır.

Türkiye ile Ticaret

İtalya 2018 yılı itibarı ile Almanya ve Birleşik Krallık’ın ardından ülkemizin en çok ihracat gerçekleştirdiği 3. ülke konumundadır. Türkiye’nin İtalya’ya ihracatında en önemli ürün grubu otomotiv sanayi ürünleridir. Bunu dokumacılık ürünleri, makineler ve elektrikli makineler, tarım/gıda maddeleri
izlemektedir. Türkiye’nin İtalya’dan gerçekleştirdiği 2018 yılı ithalatına bakıldığında ise makine ve elektrikli makineler, otomotiv, plastik ve plastikten ürünler, mineral yakıtlar ve mineral yağlar ilk sırada yer alan ürün gruplarını oluşturmaktadır. İtalya, 2018 yılı verilerine göre Türkiye’nin 5. tedarikçi ülkesi konumundadır.

Türkiye-İtalya Yatırım İlişkileri

Türkiye’nin 2018 yılında yurtdışına gerçekleştirdiği 4 milyar dolar değerindeki toplam yurtdışı doğrudan yatırımda, İtalya 32 milyon dolar ve %0,8 pay ile 9. sıradadır (TCMB). 2018 yılında yurtdışından Türkiye’ye gelen 6 milyar dolar değerindeki toplam doğrudan yatırımda ise İtalya, 509 milyon dolar ve %8,5 pay ile 3. sıradadır (TCMB). Türkiye’deki İtalyan firmaların sanayi sektöründe ağırlıklı olarak gıda, hazır giyim, kimyasal ürünler, elektrik-elektronik, makine imalatı, mobilya, demir-çelik, otomotivde; hizmet sektöründe ise ticaret, turizm, haberleşme, bankacılık ve yatırım finansmanı üzerine yoğunlaştıkları görülmektedir.

TCMB verilerine göre, 2005-2017 döneminde ülkemizden İtalya’ya gerçekleşen doğrudan yatırım miktarı 276 milyon ABD Doları civarındadır. Türkiye’nin 2017 yılında yurtdışına gerçekleştirdiği 3,18 milyar $ değerindeki toplam yurtdışı doğrudan yatırımda, İtalya 27 milyon $ %0,8 pay ile 15. sırada yer almaktadır. 2018 yılı 5 ayında Türkiye’den İtalya’ya gerçekleşen yatırım miktarı ise 7 milyon ABD Dolardır. Türkiye’de kayıtlı şirketlerin İtalya’da 50’den fazla ortaklık veya iştiraki bulunmaktadır. Özellikle Kuzey İtalya’da Türk vatandaşlarına ait çok sayıda işletme faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte, söz konusu işletmeler, diğer Avrupa ülkelerindeki işletmelere kıyasla daha küçük ölçekli yapıdadır. İtalya’nın önde gelen belli başlı firmalarının Türkiye’de temsilcilikleri mevcuttur. Bunlar arasında bazı önemli firmalar Telecom Italia Mobile (Avea), Fiat, Iveco, Chicco, Merloni, De Longhi, Magnetti Marelli, Pirelli, Ermenogildo Zegna, Astaldi, Trevi, Caltagirone Group (Çimentaş), Banca Intesa, Banca di Roma, Instituto Bancario, Assicurazioni Generali, Barilla Alimentare (Filiz Gıda), Menarini International, Omron Electronics, Inelli Plastik, Scavolini, Veneta Cucina’dır.

İşbirliği İmkanları

Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen ülkelerin başında gelen İtalya, Türkiye’nin Almanya ve Rusya’dan sonraki en büyük üçüncü ticaret ortağıdır. İtalya, aynı zamanda Türkiye’deki en büyük beşinci yabancı yatırımcı konumunda bulunmaktadır.

Türkiye ve İtalya arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler son yıllarda hızla gelişmektedir. İtalyan Ticaret Odası’ndan yapılan açıklamalara göre, Türkiye İtalya için Çin, Rusya veya Brezilya’dan çok daha önemli bir yatırım ve ticaret ortağı durumundadır. Bunun başlıca nedenleri arasında Türkiye’nin İtalya’ya yakın olması ve komşu olduğu pazarlara girebilmek için önemli bir merkez oluşturmasıdır. Avrupa Birliği’nin en gelişmiş ekonomileri arasında yer alan İtalya ile Türkiye arasındaki ilişkiler birbirini tamamlar niteliktedir. Tekstil-konfeksiyon, deri, makine imalat, gıda işleme ve kimya sektörleri İtalyan
firmalarının işbirliğine son derece açıktır. Bu sektörlerin yanı sıra ambalaj, madencilik, mobilya, otomotiv yan sanayi, elektronik, güvenlik sistemleri, mücevherat, haberleşme, mühendislik, lojistik, metal işleme, gemi inşa, enerji, ulaştırma, çevre projeleri, savunma sanayi, sağlık, finansal hizmetler ve
turizm sektörleri de işbirliği potansiyeline sahiptir. Mutfak ve banyo mobilyası konusunda, Veneta Cucina, Oikas, Scavolini gibi Türkiye’deki varlıklarını
mümessillik veya doğrudan satış yoluyla sürdüren İtalya’nın önde gelen banyo ve mobilya üreticileri, Türkiye’ye sadece pazar olarak bakmaktansa burada Türk ortaklarla ihracata dayalı üretim yaparak Çin’in rekabetini aşmayı, komşu ülkelerde (Rusya, Kafkas Ülkeleri, Orta Asya, Kuzey Afrika ve Orta
Doğu) müteahhitlik ve konut inşaatına paralel olarak artmakta olan mobilya talebini karşılamayı, pazardaki yerlerini korumayı ve talebi artan mobilya pazarından daha fazla pay almayı hedeflemektedirler.

Mobilya sektöründe diğer bir işbirliği alanı, mobilya yan sanayinde oluşturulabilecek imkânlardır. Türkiye’de mobilya sektörünün en önemli sorunlarından biri, her üreticinin doğrudan tüketiciye ulaşmak isteği ile nihai ürün imal etmek arzusu nedeniyle gerekli yan sanayinin oluşmamasıdır. Ardeco, Artesi, Dierre gibi İtalya’nın önde gelen dolap ve kapı sistemleri, banyo dolap sistemleri varlıklarını mümessillik yoluyla sürdürmektedir. Mobilya sektörünün öne çıkan üreticilerinin markalaşma yatırımını yapmış satış ve dağıtım uzmanlığı olan İtalyan firmalarıyla yan sanayi alanında yapacağı ortak yatırımlar sektörü uluslararası pazarda daha rekabetçi duruma getirebilecektir. Söz konusu işbirliğinin gerçekleşmesi durumunda yurtiçi kalitemizin yanı sıra ihracat imkanlarımızın da gelişmesi mümkündür. Bir diğer işbirliği alanı da konut inşaatı ve yeni yatırımlara paralel artış gösteren mermer sektörüdür.
Mobilya talebinin artışı için sözü geçen faktörler mermer sektörü için de geçerlidir. İtalya Türkiye’den blok halinde mermer ithal ederek işlenmiş ürünleri ihraç etmektedir. Bu kapsamda, Türkiye’de mermer işlemesine yönelik yapacakları yatırımlarla komşu ülke pazarlarından daha fazla pay almak istemektedirler.
Ayakkabı sektöründe İtalya, Çin’in uluslararası pazarda hızla artan rekabetin ve avronun değerinin artmasına paralel olarak dünya pazarında hızla pay kaybetmektedir. İtalya bu tehditlere paralel olarak dünyada tasarım, üretim ve ihracatında söz sahibi oldukları ayakkabı sektöründeki mevcut durumlarını
koruyabilmek amacıyla üretimlerini Türkiye’de ayakkabı sektörünün yoğunlaştığı İstanbul, Bursa, İzmir, Manisa, Denizli, Konya, Ankara, Kayseri, Isparta, Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Malatya, Trabzon ve Samsun yörelerine kaydırmak konusunda eğilimlidirler. Gıda alanında ise, Türkiye, İtalyan firmalar açısından geniş iş fırsatları sunmaktadır. Özellikle Amerika, AB ülkeleri ve Uzak Doğu ülkelerinde pazarı üretim, tüketim ve ticaret hacmi bakımından hızla artmakta olan organik tarım ve hayvancılık ürünleri ticaret hacmi bakımından hızla artmakta olan organik tarıma geçiş için gerekli olan faktörlere en iyi cevap verebilen ülkelerden biridir. Türkiye organik tarım alanında dünya üretiminde ve ihracatında söz sahibi olduğu fındık, incir, üzüm, zeytinyağı, pamuk gibi ürünlerini dış pazarlarca talep edilen miktarlarda üretmekte ve ihracata dayalı sözleşmeli yetiştiricilik sistemini benimsemektedir.

Ticareti Etkileyen Kültürel Faktörler

İtalyanların büyük çoğunluğu iyi İngilizce konuşamamaktadır. Bu nedenle iş görüşmesi sırasında firmaların tercüman bulundurması gerekebilir. Kartvizitlerin bir tarafının Türkçe veya İngilizce diğer tarafının ise İtalyanca olmasına önem verilmektedir. İtalyan iş kültüründe “dakik olma” birincil önem verilen bir konu değildir. Yine de ziyaretçi olarak görüşmelerde zamanında bulunmak iyi bir davranış olacaktır. Ancak İtalyanların görüşmeye gecikebileceklerini her zaman göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Yaz tatili ve resmi tatil günlerinden mutlaka haberdar olunması gerekmektedir. Birçok firma Ağustos ayının büyük bölümünde kapalıdır. Çoğu ülkeden daha fazla resmi tatile sahip olan İtalya’da iş ziyaretlerinin bu dönemlere rastlamaması önem taşımaktadır.

Pasaport ve Vize İşlemleri

Ülkeye girişte, Avrupa Birliği vatandaşları için pasaport ya da nüfus cüzdanı yeterlidir. Diğer ülke vatandaşlarından istenilen belgeler, yasal geçerlilik taşıyan bir pasaport ve İtalyan Büyükelçiliği veya konsolosluklarından alınmış geçici giriş veya oturma vizeleridir. Vize uygulamasının olmadığı ülke vatandaşları için 90 günü aşmamak ve çalışmamak kaydıyla geçici giriş hakkı mevcuttur. Umuma Mahsus Pasaport hamilleri vizeye tabidir. Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport hamilleri ise 180 gün içinde 90 günü aşmamak kaydıyla, anılan ülkeye yapacakları seyahatlerinde vizeden muaftır. (Vatikan için de geçerlidir).
İtalya’ya giriş vizelerinin türü, mevzuatı ve şartları ile ilgili genel bilgiler, İtalyan Dışişleri Bakanlığının (http://www.esteri.it/visti/index_eng.asp) sitesinde mevcuttur. İtalya’nın Ankara Büyükelçiliğinde vize talebinde bulunmak isteyen ve Büyükelçiliğin konsolosluk sorumluluk bölgesinde (Ankara, Kütahya, Eskişehir, Düzce, Bolu, Zonguldak, Bartın, Karabük, Kastamonu, Çankırı, Kırıkkale, Kırşehir, Yozgat, Nevşehir) ikamet eden Türk ve Yabancı vatandaşlar,
önceden randevu almaksızın, IDATA Ankara (telefon: +90 312 466 74 64, faks: +90 312 466 74 65) (http://www.idata.com.tr/tr/) şirketinin sunduğu hizmetlerden faydalanabilir ve bilgi edinebilir. IDATA, vize taleplerini kabul etmekle yetkilendirilmiş özel bir şirkettir. Vize taleplerinin değerlendirilmesi ve karara bağlanması Büyükelçiliğinin yetkisindedir.
Bunun yanı sıra kullanıcılar, Büyükelçiliğinin Vize Bölümüne doğrudan vize başvurusunda bulunmak ya da bilgi edinmek için, visti.ambankara@esteri.it elektronik posta adresinden randevu alabilirler. İtalyan ve AB vatandaşlarının aile fertlerinin doğrudan Büyükelçilikten randevu almaları gerekmektedir.
Vize talebinin ücretlendirilmesine dair idari harç bedeli, vize talebinin ibrazı anında Türk Lirası cinsinden ve nakit olarak ödenmelidir. Beher vize türüne ait mevcut tarifeler (http://www.esteri.it/visti/costi_eng.asp) linkinden öğrenilebilir. Vize talebinin, öngörülen seyahat tarihinden asgari üç hafta öncesinden yapılması tavsiye olunur. Vizenin tanzimi ortalama olarak 10 (on) iş gününde yapılabilmektedir; ancak bu süre, talep edenin tabiiyetine, sezon yoğunluğuna ve talep edilen vize türüne göre değişiklik sergileyebilmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Romanya

10 Ağustos 2020 17:38, Pazartesi

Romanya ve Romany’ya ihracat ile ilgili tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. Coğrafi Konum Asya, Avrupa ve Ortadoğu’nun kavşak noktasında, Tuna Nehri ve Karadeniz yakınlarında yer alan Romanya, coğrafi yerleşim açısından oldukça stratejik bir konuma sahiptir. Büyük bir ekonomik potansiyeli elinde bulunduran ülke, gelişmiş sanayii ve tarım alanlarının yanı sıra zengin doğal kaynakları açısından da oldukça […]

İsrail

24 Temmuz 2020 10:24, Cuma

İsrail ve İsrail’e ihracat ile ilgili tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. Genel Ekonomik Durum İsrail ekonomisi, iç pazarın küçüklüğü nedeniyle ihracata dayalı bir büyüme sergilemektedir. 1990’lı yılların başında korumacı politikalarla gelişen giyim ve ayakkabı sektörleri, artan rekabetin etkisiyle son on yıldır yerini elektronik, haberleşme, medikal ve optik aletler gibi teknoloji-yoğun sektörlere bırakmıştır. Tüm dünyada artan […]

Suudi Arabistan

14 Temmuz 2020 12:16, Salı

Suudi Arabistan ve Suudi Arabistan’a ihracat ile ilgili tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. Genel Ekonomik Durum Ülke ekonomisi çoğunlukla ham petrol üretimine dayanan Suudi Arabistan dünyanın en büyük petrol üreticisi konumundadır. Ekonomik büyümede petrol fiyatları ve petrol üretimi etkilidir. Petrolün ülke GSYH’sı içindeki ağırlığının (%42-45) azaltılması amacıyla “2030 Vizyonu” ile “2020 Ulusal Değişim Planı” açıklanmıştır. […]

Hollanda
04 Temmuz 2020 14:48, Cumartesi

Hollanda ve Hollanda”ya ihracat ile ilgili tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. Coğrafi Konumu Hollanda Krallığı, Hollanda ve Karayip Denizindeki altı adadan (Aruba ve Hollanda Antilleri) oluşmaktadır. Avrupa Birliği’nin alan olarak en küçük ülkelerinden bir tanesi olan Hollanda Batı Avrupa’da Kuzey Denizi kıyısında, Almanya ve Belçika arasında yer almaktadır. Ren, Maas ve Shelde nehirlerinin deltasında kurulmuş […]

İspanya
02 Temmuz 2020 17:04, Perşembe

İspanya ve İspanya”ya ihracat ile ilgili tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. Coğrafi Konumu Yüzölçümü 504.782 km2 olan İspanya, Avrupa Birliği’nin ve Batı Avrupa’nın Fransa’dan sonra en büyük ikinci ülkesi olarak Avrupa kıtasının güneybatısında bulunan İber Yarımadası’nda yer almaktadır. Bu yarımadanın dışında Akdeniz’deki Balear Adaları, Afrika’nın kuzeyindeki Ceuta ve Melilla şehirleri ve Atlantik Okyanusu’ndaki Kanarya Adaları […]

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

× Whatsapp Destek Hattı